Copyright 2011. Nehir Sucu. All rights reserved
Prof. Dr. Nehir Sucu
LENF ÖDEM

Lenf sıvısının interstisyel mesafede toplanarak neden olduğu ödemdir. Primer ve sekonder olabilir. Genellikle alt veya üst ekstemitede bölgesel lenfatik drenajın bozulmasıyla ortaya çıkan klinik tablodur. Lenfatik sistemin yokluğu, hipoplazisi veya yetersizliği nedeniyle ortaya çıkabilir. Bu durum primer lenf ödem olarak adlandırılır . Travma sonrası lenfatik drenajın bozulması, kanserde lenfatik sistemin tutulması veya kanser cerrahisinde lenfatiklerin temizlenmesiyle ortaya çıkan blokaj veya tekrarlayan enfeksiyonlarla lenfatik sistemin fibrotik hale gelmesi ile oluşan lenf ödem ise sekonder lenf ödem olarak adlandırılır. Lenf ödem onkotik basınca bağlı intestisyel mesafede daha fazla sıvı toplanmasına neden olur. Bir yandan toplanan proteinden zengin materyel, lökosit aktivasyonu, diğer yandan mayi artışı kısır döngü yaratarak lenf ödem artışı ve fibrozis ile sonuçlanır. Primer lenf ödem konjenitaldir. Hayatın herhangi bir döneminde karşımıza çıkabilir. Genellikle alt ekstremitede görülürken bazen ayaklarda, genital bölge veya yüzde görülebilir. Olguların %94'ünde primer lenf ödem ergenlik öncesi kız çocuklarında görülmektedir. Burada ostrojenin etkisi olabileceği düşünülmektedir.

Küçük yaşlarda aile büyükleri dikkatli olur ve çoçuğun ayağında veya kolunda bulunan lenf ödemi farkederse masaj, elastik bandaj ve dışardan basınç uygulaması ile hastalığın ilerlemesi önlenebilir. Doğuştan ve sonradan olan lenfödemlerde erken tanı çok önemlidir. Alınacak basit önlemlerle hastalar yaşamlarını normal olarak sürdürebilir.



Tanı:
Hastanın hikâyesi önemlidir. Ekstremitede başlayan ödemin günün ilerleyen saatlerinde artması, giderek sertleşmesi, zamanla cilt altında fibrozis gelişmesiyle derinin portakal kabuğu görünümü alması önemli bulgulardır. Lenfanjit ve sellülite açık bir tablodur. Lenfatik sistemin sintigrafi ile incelenmesi tanıda yardımcıdır.  Ultrasonografi ve manyetik rezonans görüntüleme lenfadenopatileri ve malignensileri değerlendirmede yardımcıdır.

Ayırıcı Tanı
Kronik venöz yetmezlik ve posttrombotik sendrom ayırıcı tanıda ödemlidir. Fizik muayenede variköz oluşumlar, pigmentasyon, kaşıntıya bağlı cilt lezyonları tanıda önemlidir.  Hipotroidide görülen miksödem yaygındır ve metabolizmanın yavaşlamasına bağlı fizik bulgular ön plandadır. Konjestif kalp yetmezliği veya kronik böbrek yetmezliğinde görülen ödemin alt ekstremitede bilateral olması ve gode bırakması tanıda yardımcıdır.

Tedavi
Hastalar medikal tedavi ile yaşamlarını sürdürebilir. Tedavi; a) ekstremite elevasyonu, b) elastik çorap giyilmesi, c) kilonun normal limitlerde olması, d) sıvı ve tuz alımına dikkat edilmesi, e) lenfanjit ataklarını önlemeye yönelik ayak hijyenine dikkat edilmesi ve f) aralıklı pozitif basınç uygulanması ile sağlanabilir.
Tedavide etkili kesin bir farmakolojik ajan bulunamamıştır. İlerlemiş,  hastanın hareketini kısıtlamış vakalarda cerrahi tedavi düşünülebilir. Cerrahi olarak fazla ödemli dokunun alınması, lenfatik kolektörlerin yerleştirilmesi veya lenfatiko-venöz şunt tercih edilebilir.





HER ZAMAN YANINIZDAYIM

Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı
Prof. Dr. Nehir Sucu
Mersin Üni. TIP Fakültesi
Kalp Damar Cerrahisi
Anabilim Dalı Başkanı
 
Tel.: +90;(0);324 337 - 43 00 -1121
Fax: +90;(0);324  337 - 43 05

Email: info@nehirsucu.com